ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Federal Rezerv (Fed) Başkanı Jerome Powell'a yönelik yürüttüğü tartışmalı soruşturmada geri adım atmayacağını resmi olarak duyurdu. ABD Savcısı Jeanine Pirro, Federal Rezerv binalarındaki yenileme çalışmalarıyla ilgili maliyet aşımlarını merkeze alan soruşturmanın devam edeceğini ve mahkemenin büyük jüri celplerini engelleyen kararına karşı temyize gidileceğini açıkladı.
Soruşturmanın Arka Planı ve Fed Bağımsızlığı
Söz konusu soruşturma, Fed'in bağımsızlığına yönelik endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Jerome Powell, bu incelemenin Başkan Donald Trump'ın faiz oranlarını düşürme taleplerine karşı direnmesi nedeniyle kendisine yönelik bir baskı aracı olduğunu savunuyor. Adalet Bakanlığı ise iddiaları reddederek, soruşturmanın tamamen hukuki bir çerçevede, Fed binalarındaki yaklaşık 2,5 milyar dolarlık maliyet aşımlarına odaklandığını belirtiyor.
Federal Yargıç James Boasberg, geçtiğimiz ay verdiği kararda, soruşturmaya konu olan celplerin Fed yönetimine baskı yapmak amacıyla düzenlendiğine dair "dağ gibi kanıt" bulunduğunu belirterek süreci engellemişti. Ancak Savcı Pirro, mahkemenin bu kararının hukuki sınırları aştığını savunarak, "Hukuki şeritte kalmaya devam ediyorum, siyasi şeritle kesişmiyorum" ifadeleriyle kararı üst mahkemeye taşıyacaklarını belirtti.
Kevin Warsh'ın Adaylığı ve Siyasi Gerilim
Bu hukuki süreç, Başkan Trump'ın Fed başkanlığı için önerdiği Kevin Warsh'ın onay sürecini de doğrudan etkiliyor. Senatör Thom Tillis, Adalet Bakanlığı soruşturmayı sonlandırana kadar Warsh'ın adaylığını bloke edeceğini açıklamıştı. Bu durum, Fed yönetiminde bir "rejim değişikliği" planlayan Trump yönetimi ile yasama organı arasında yeni bir gerilim hattı oluşturdu.
Soruşturmanın geleceği, 4 Mayıs'a kadar yapılması planlanan temyiz başvurusuyla netleşecek. ABD Adalet Bakanlığı'nın bu ısrarlı tutumu, Fed'in yürütme organı karşısındaki özerkliğinin sınırlarını belirleyecek kritik bir emsal teşkil edebilir. Piyasalar ise Fed'in üst düzey yönetimindeki belirsizliğin para politikası üzerindeki olası etkilerini yakından izlemeye devam ediyor.
Kurumsal bağımsızlığın ve hukuki süreçlerin iç içe geçtiği bu tablo, önümüzdeki haftalarda Senato Bankacılık Komitesi'nde yapılacak oylamalarla birlikte daha belirgin bir hal alacak. Fed'in yönetim yapısındaki bu değişim süreci, sadece ABD merkez bankası için değil, küresel finansal piyasaların güveni açısından da belirleyici olacak.
VIP Başvuru
VIP Sorgu