ABD Başkanı Donald Trump, Federal Rezerv (Fed) Başkanı Jerome Powell ile yaşadığı gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. Trump, 15 Mayıs'ta görev süresi dolacak olan Powell'ın koltuğu bırakmaması durumunda onu görevden alacağını açıkça ifade etti. İkili arasındaki anlaşmazlık, uzun süredir faiz oranlarının düşürülmesine yönelik beklentiler ve merkez bankasının yönetim politikaları etrafında şekilleniyor.
Görev Süresi ve Halef Krizi
Jerome Powell'ın mevcut görev süresi 15 Mayıs tarihinde sona eriyor. Ancak Powell, halefi olarak belirlenen Kevin Warsh'ın Senato tarafından onaylanma süreci tamamlanana kadar görevde kalmayı planlıyor. Trump ise Fox Business kanalına verdiği demeçte, bu planı kabul etmediğini belirterek, "Eğer koltuğu bırakmazsa onu görevden almak zorunda kalacağım" ifadelerini kullandı. Trump, bugüne kadar tartışmalı bir adım atmaktan kaçındığını ancak artık sabrının tükendiğini belirtti.
Süreci karmaşıklaştıran bir diğer faktör ise Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis'in tutumu. Fed başkanlığı adaylıklarını denetleyen komitede yer alan Tillis, Powell hakkında devam eden ve merkez bankası binasının renovasyonuyla ilgili olan cezai soruşturma düşürülmediği sürece Kevin Warsh'ın adaylığını onaylamayacağını açıkladı. Trump ise bu soruşturmanın devam etmesi gerektiğini savunarak, sürece müdahale etmeyeceğini vurguladı.
Ekonomik Politika ve Kurumsal Bağımsızlık
Trump, Powell'ı özellikle Fed binasının yenilenmesi sürecinde milyarlarca dolarlık harcama yapmakla ve faiz oranları konusundaki tutumu nedeniyle "yetersiz kalmakla" suçluyor. Hazine Bakanı Scott Bessent ise yaptığı açıklamada, Kevin Warsh'ın 15 Mayıs'tan önce onaylanacağı konusunda iyimser olduğunu belirterek, Senatör Tillis'in nihayetinde Amerikan halkının yararına hareket edeceğine inandığını dile getirdi.
Tarihsel açıdan bakıldığında, bir Fed başkanının görevden alınması ABD finans sisteminde daha önce görülmemiş bir durum. Trump'ın 2017 yılında bizzat atadığı Powell'ın görevden alınması, merkez bankasının bağımsızlığına yönelik ciddi bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Daha önce benzer bir görevden alma fikri gündeme geldiğinde piyasalarda dalgalanmalar yaşanmış, ancak Trump bu ihtimali "dolandırıcılık gibi uç durumlar haricinde düşük" olarak nitelendirmişti.
Önümüzdeki günlerde Senato'daki onay oturumlarının ve Trump ile Senatör Tillis arasındaki görüşmelerin, Fed'in gelecekteki yönetim yapısını belirlemede kritik rol oynaması bekleniyor. Küresel finans piyasaları, dünyanın en güçlü merkez bankasında yaşanacak bu olası liderlik değişimini yakından takip etmeye devam ediyor.