Küresel enerji ve petrokimya piyasaları, Hürmüz Boğazı'nda Mart ayı başında başlayan operasyonel duraksamanın etkilerini yakından hissetmeye devam ediyor. Dow CEO'su Jim Fitterling, boğazdaki lojistik tıkanıklığın çözülmesinin yatırımcıların genel beklentilerinden çok daha uzun bir süre alacağını ifade etti. Fitterling, boğazın hemen bugün açılması durumunda dahi operasyonel karmaşıklıklar nedeniyle normale dönüş sürecinin en az 275 gün, yani yaklaşık bir yıl sürebileceğine dikkat çekti.
Lojistik Operasyonlarda Karmaşık Süreç
Fitterling, CNBC'ye verdiği demeçte, sadece boğazın temizlenmesinin yeterli olmadığını, boş gemilerin geri getirilmesi ve bölgedeki deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesinin ciddi bir zaman gerektirdiğini vurguladı. "Bu durum bir veya iki ay içinde çözülecek bir mesele değil; işlerin normale dönmesi birkaç çeyrek sürecektir" diyen Dow CEO'su, tedarik zincirindeki bu aksamanın operasyonel açıdan oldukça zorlayıcı olduğunu belirtti.
Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel enerji kapasitesinin %20'sini doğrudan etkilerken, petrokimya sektöründe ise çok daha derin izler bıraktı. Özellikle plastik üretiminde temel girdi olan etilen ve polietilen üretiminin %50'sinin bu süreçten olumsuz etkilendiği kaydedildi. Ayrıca, Asya ve Avrupa'daki üretim hatları için kritik öneme sahip olan nafta arzının %40'ının bu güzergah üzerinden taşınıyor olması, hammadde maliyetlerinde hızlı bir yükselişi tetikledi.
Fiyat Baskısı ve Sektörel Yansımalar
Tedarik zincirindeki bu darboğaz, ürün fiyatlarına doğrudan yansıyor. Fitterling, Mart ayında pound başına 10 sentlik bir artış yaşandığını, Nisan ve Mayıs ayları için ise sırasıyla 30 ve 20 sentlik ek artışlar öngörüldüğünü paylaştı. Şirket, son on yılda benzer bir fiyat artış ivmesiyle karşılaşmadıklarını belirtirken, bu durumun petrokimya piyasalarındaki arz-talep dengesizliğini gözler önüne serdiğini ifade ediyor.
Dow, yaşadığı bu zorlu piyasa koşullarına rağmen ilk çeyrek raporunda beklentilerin üzerinde bir performans sergileyerek piyasaların dikkatini çekti. Şirket hisselerinin yılbaşından bu yana yaklaşık %65 oranında değer kazanması, fiyat artışlarının finansal sonuçlara sağladığı desteği yansıtıyor. Ancak, küresel ticaretin en kritik geçiş noktalarından birindeki bu uzun süreli belirsizlik, endüstriyel üretim maliyetleri üzerindeki baskının bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor. Küresel tedarik zincirlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini gösteren bu tablo, önümüzdeki dönemde lojistik stratejilerin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.
VIP Başvuru
VIP Sorgu