Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanları, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik devam eden baskınlarına ve kutsal mekanların statüsünü hedef alan ihlallerine karşı ortak bir bildiri yayımladı. Bölgesel istikrarı doğrudan etkileyen bu gelişmeler, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Kutsal Mekanların Statüsü ve Uluslararası Hukuk Vurgusu
Yayımlanan ortak açıklamada, İsrail işgal makamlarının Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’e yönelik kışkırtıcı eylemleri, uluslararası hukukun ve insancıl hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirildi. Özellikle İsrailli yetkililerin ve yerleşimcilerin, polis koruması eşliğinde gerçekleştirdiği baskınlar ve kutsal alanda İsrail bayrağı açılması, dünya genelindeki Müslümanlar için kabul edilemez bir provokasyon olarak tanımlandı.
Bakanlar, 144 dönümlük Mescid-i Aksa alanının tamamının sadece Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu bir kez daha teyit etti. Bu noktada, Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Vakıfları ve Mescid-i Aksa İşleri Dairesi’nin, bölgenin yönetimindeki tek yasal merci olduğu vurgulandı. Ayrıca, Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının tarihi statüsünün korunması gerektiği, bu statüyü değiştirmeye yönelik her türlü girişimin kesin bir dille reddedildiği belirtildi.
Yasa Dışı Yerleşimler ve İki Devletli Çözüm
Ortak bildiride sadece Mescid-i Aksa değil, İsrail’in Batı Şeria’daki genişleyen yasa dışı yerleşim faaliyetleri de sert bir şekilde eleştirildi. Bakanlar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenlik hakkı bulunmadığını vurgulayarak, 30’dan fazla yeni yerleşim biriminin onaylanmasını Birleşmiş Milletler kararlarının ağır bir ihlali olarak değerlendirdi.
Metinde öne çıkan diğer kritik noktalar şunlardır:
- Filistinli çocuklara ve okullara yönelik artan yerleşimci şiddetinin durdurulması ve sorumluların hesap vermesi çağrısı.
- Filistin halkının kendi kaderini tayin etme ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’ni kurma hakkına verilen sarsılmaz destek.
- Uluslararası topluma, iki devletli çözümün hayatta kalması için siyasi çabaları yoğunlaştırma ve İsrail’in ihlallerine karşı net bir tutum alma çağrısı.
Bölgesel İstikrar İçin Çağrı
Bakanlar, İsrail’in mevcut uygulamalarının barış çabalarını baltaladığını ve bölgedeki gerilimi tırmandırdığını ifade etti. Filistin Devletinin varlığını sürdürebilmesi için bu tür adımların ivedilikle sona erdirilmesi gerektiği belirtilirken, uluslararası toplumun yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmesi istendi. Bölgedeki kutsal mekanların dokunulmazlığı ve halkların meşru hakları, küresel barışın tesisi için vazgeçilmez bir temel olarak görülmeye devam ediyor. Uluslararası toplumun bu çağrılara vereceği yanıt, bölgenin gelecekteki istikrarı adına belirleyici bir rol oynayacaktır.
VIP Başvuru
VIP Sorgu