Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), Orta Doğu'daki gerilimlerin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı'ndaki fiili kapanmanın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dair güncel verilerini paylaştı. Kuruluş, enerji, ticaret ve finans kanalları üzerinden yayılan baskının dünya genelinde üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Gemi Trafiğinde %95'lik Düşüş
UNCTAD verilerine göre, küresel enerji ticaretinin en kritik arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetler neredeyse durma noktasına geldi. Şubat ayında günlük ortalama 130 civarında olan gemi geçişleri, Mart ayı itibarıyla %95 oranında azalarak 6 seviyesine geriledi. Bu keskin düşüş, başta petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzı olmak üzere, küresel enerji tedarik zincirinde ciddi aksamalara yol açıyor.
Enerji fiyatlarındaki sert yükselişin, çatışmanın ticaret üzerindeki temel aktarım kanalı haline geldiği belirtiliyor. Artan yakıt maliyetleri, lojistik süreçlerine doğrudan yansıyarak dünya genelinde malların üretim ve taşıma maliyetlerini yukarı çekiyor. Özellikle Körfez rotalarına yüksek bağımlılığı olan enerji taşıyıcıları bu durumdan en fazla etkilenen segment olarak öne çıkıyor.
Büyüme Tahminlerinde Aşağı Yönlü Revizyon
UNCTAD raporu, yaşanan aksamaların sadece kısa vadeli bir şok olmadığını, aynı zamanda orta vadeli ekonomik büyüme hedeflerini de tehdit ettiğini ortaya koyuyor. 2025 yılında %4,7 seviyesinde gerçekleşen küresel mal ticareti büyümesinin, artan belirsizlikler ve zayıflayan talep nedeniyle 2026 yılında %1,5 ile %2,5 aralığına gerilemesi bekleniyor. Benzer şekilde, küresel ekonomik büyümenin de 2025'teki %2,9 seviyesinden 2026'da %2,6'ya yavaşlayacağı öngörülüyor.
Kuruluş, özellikle Güney Asya ve Avrupa gibi enerji ithalatına bağımlı bölgelerin bu krizden daha fazla etkileneceği konusunda uyarıyor. Eğer boğazdaki aksamalar kalıcı hale gelirse veya şiddetlenirse, enerji altyapısına yönelik hasarlar enflasyonist baskıların daha uzun süre yüksek seyretmesine neden olabilir.
Finansal Piyasalar ve Yatırımcı Eğilimleri
Artan jeopolitik gerilimler, finansal piyasalarda belirsizliği artırarak yatırımcıların riskli varlıklardan kaçışını hızlandırıyor. Gelişmekte olan ülke piyasalarında hisse senedi ve tahvil satışlarının yoğunlaştığı gözlemlenirken, yerel para birimlerindeki değer kayıpları gıda ve yakıt gibi temel ithal kalemlerinin maliyetini artırıyor.
UNCTAD, mevcut durumun sürmesi halinde ticaret ve finansal piyasalardaki aksamaların zincirleme bir krizi tetikleyebileceğine dikkat çekiyor. Küresel ekonominin bu denli kırılgan olduğu bir dönemde, lojistik rotalarındaki istikrarın yeniden tesisi, dünya ticaretinin geleceği açısından hayati bir önem taşıyor. Enerji arz güvenliğinin yeniden sağlanıp sağlanamayacağı, önümüzdeki dönemin en belirleyici ekonomik parametresi olmaya devam edecek.