Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimlerin gölgesinde önemli bir kilometre taşına tanıklık etti. Wall Street'te işlem gören S&P 500 endeksi, tarihsel bir başarıya imza atarak ilk kez 7.000 puan seviyesini aştı. Gün içerisinde %0,8’lik bir yükseliş kaydeden endeks, seansı 7.022,95 puan seviyesinden tamamlayarak yatırımcıların iyimserliğini teyit etti.
Bu yükseliş trendi sadece S&P 500 ile sınırlı kalmadı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi de %1,6 oranında değer kazanarak 24.016,02 puanla kendi rekorunu tazeledi. Dow Jones endeksi ise günü yatay bir seyirle kapatmayı tercih etti. Piyasalardaki bu genel toparlanma, çatışmaların başlangıcında yaşanan sert kayıpların tamamen telafi edildiğini gösteriyor.
Çatışma Sürecinde İyimserlik ve Ateşkes Beklentisi
Piyasalardaki bu güçlü performansın temelinde, ABD ve İran arasındaki çatışmaların sona ereceğine dair artan beklentiler yatıyor. İki ülke arasında geçen hafta ilan edilen iki haftalık ateşkes süreci, yatırımcıların risk iştahını yeniden canlandırdı. Donald Trump'ın çatışmaların sona ermek üzere olduğuna dair açıklamaları, piyasalardaki belirsizliği azaltan önemli bir faktör olarak öne çıktı.
Beyaz Saray, ateşkesin uzatılmasına yönelik resmi bir talep olmadığını belirtse de, yürütülen diplomatik görüşmelerin "üretken ve devamlı" olduğu vurgulandı. Bu durum, enerji piyasalarındaki volatiliteyi de etkiledi. Çatışmaların başında yükselişe geçen Brent petrol, ateşkes haberlerinin ardından %10 değer kaybederek 95 dolar seviyelerine geriledi. Ancak bu fiyatın, çatışma öncesi seviyelerin hala %35 üzerinde olduğu göz ardı edilmemeli.
Kurumsal Kazançlar ve Ekonomik Dayanıklılık
Piyasaların yükselişine destek veren bir diğer unsur ise ABD'li dev bankaların açıkladığı güçlü çeyreklik bilançolar oldu. Bank of America ve Morgan Stanley, beklentilerin üzerinde sonuçlar açıklayarak ekonomik dayanıklılığın sürdüğünü kanıtladı. Bank of America CEO'su Brian Moynihan, tüketicilerin harcama yapmaya devam ettiğini ve kredi kalitesinin iyileşme gösterdiğini belirterek, kurumsal taraftaki talebin canlı kaldığına dikkat çekti.
Öte yandan, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda planladığı abluka girişimi gibi jeopolitik riskler masada kalmaya devam ediyor. Ancak Wall Street, bu gelişmelere karşı şaşırtıcı bir direnç göstererek rotasını şirket karlılıklarına ve makroekonomik verilere çevirmiş durumda. Küresel piyasaların bu denli karmaşık bir denklemde nasıl bir denge arayışına gireceği, önümüzdeki günlerde açıklanacak diplomatik adımlarla netleşecek. Yatırımcılar için ise belirsizlik ortamında rasyonel kalabilmek, bu rekorlar döneminde en önemli strateji olmaya devam ediyor.