Türkiye Sigorta Birliği (TSB), 2025 yılı trafik sigortası eksper raporlarına yönelik hazırladığı kapsamlı analizini kamuoyuyla paylaştı. Veriler, sigortacılık sektöründeki hasar süreçlerinin hacmini ve maliyet yapısını net bir şekilde ortaya koyuyor. 2025 yılı içerisinde toplam 861 bin adet eksper raporu düzenlenirken, dosya başına düşen ortalama hasar maliyeti 66.6 bin TL seviyesinde gerçekleşti.
Hasar Dağılımı ve Maliyet Bileşenleri
Analiz sonuçlarına göre, hasar tutarlarında parçalı bir yapı dikkat çekiyor. Toplam maliyetin 33 bin TL’lik kısmı parça giderlerinden, 32.7 bin TL’lik kısmı ise işçilik ücretlerinden oluştu. Bu durum, onarım süreçlerinde parça ve işçilik maliyetlerinin dengeli bir ağırlığa sahip olduğunu gösteriyor. Hasar tutar dağılımına bakıldığında ise raporların yüzde 62,2’sinin 50 bin TL ve altındaki hasarlardan oluştuğu görülüyor. 50-100 bin TL arası hasarlar yüzde 23,2’lik bir paya sahipken, 300 bin TL üzerindeki büyük hasarların oranı ise yüzde 2,7 seviyesinde kaldı.
Coğrafi Yoğunlaşma ve Kanal Tercihleri
Eksper raporlarının coğrafi dağılımı, büyükşehirlerin sigorta ekosistemindeki ağırlığını bir kez daha kanıtladı. Raporların yüzde 24,4’ü İstanbul’da düzenlenirken, ilk 5 ilin toplam raporlar içindeki payı yüzde 51,6 olarak hesaplandı. Araç grubu bazında ise otomobiller, toplam raporların yüzde 71,3’ünü oluşturarak en büyük paya sahip oldu.
Analizin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise onarım süreçlerindeki kanal tercihleri oldu. Veriler, sigorta şirketleriyle anlaşmalı tamirhane payının yüzde 6,8, yetkili servis payının ise yüzde 4,1 gibi sınırlı seviyelerde kaldığını gösteriyor. Bu tablo, araç sahiplerinin onarım süreçlerinde ağırlıklı olarak anlaşmasız ve yetkisiz kanalları tercih ettiğini ortaya koyuyor. Sektör temsilcileri, bu eğilimin hasar yönetim süreçlerinde maliyet kontrolünü zorlaştırabileceğine ve hizmet standartlarının takibini daha kritik hale getirdiğine dikkat çekiyor.
Sektörel Görünüm
2025 yılı trafik sigortası verileri, hasar ekosisteminin hacim ve tutar bandı açısından nasıl şekillendiğini gözler önüne seriyor. Düşük tutarlı hasarlar adet bazında baskınlığını korurken, üst bantlardaki hasarlar toplam hasar yükünün yönetilmesinde belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Sigorta sektörünün sürdürülebilirliği açısından, bu maliyet yapısının doğru okunması ve servis planlamalarının bu verilere göre optimize edilmesi, önümüzdeki dönemde sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürecek.