ABD Federal Mahkemesi, Başkan Donald Trump yönetiminin Federal Rezerv (Fed) Başkanı Jerome Powell'a yönelik yürüttüğü hukuki baskı sürecinde kritik bir karar verdi. Bölge Yargıcı James Boasberg, hükümetin Powell hakkındaki mahkeme celplerini yeniden işleme koyma talebini reddederek, daha önce aldığı iptal kararını onadı.
Mahkeme Kararının Gerekçesi
Yargıç Boasberg, altı sayfalık gerekçeli kararında hükümetin sunduğu argümanların mahkemeyi ikna etmekten çok uzak olduğunu belirtti. Mart ayı ortasında aldığı ilk kararı yineleyen Boasberg, söz konusu celplerin "uygunsuz bir amaçla" düzenlendiğini vurguladı. Mahkeme, bu tür bir yasal yetkinin sınırsız olmadığını ve Powell'ı faiz oranlarını düşürmeye veya istifaya zorlamak amacıyla kötüye kullanılamayacağını ifade etti.
Hükümet tarafı, celplerin bir büyük jüri soruşturması kapsamında gerekli olduğunu savunsa da, Yargıç Boasberg bu iddiaları destekleyecek somut bir kanıt sunulmadığına dikkat çekti. Kararda, "Hükümetin temel sorunu, dolandırıcılık veya usulsüzlüğe dair hiçbir kanıt sunmamış olmasıdır" ifadelerine yer verildi.
Fed ve Beyaz Saray Arasındaki Gerilim
Ocak 2025'te göreve dönen Başkan Trump ile Fed Başkanı Jerome Powell arasındaki gerilim, uzun süredir piyasaların ve ekonomi çevrelerinin gündeminde yer alıyor. Trump, Fed'in bağımsız bir kurum olmasına rağmen faiz oranlarını düşürmesi gerektiğini savunuyor ve Powell'ı sert bir dille eleştiriyor. Powell ise Federal Rezerv'in para politikalarını siyasi baskılardan bağımsız olarak, kamu yararını gözeterek belirlemeye devam edeceğini savunuyor.
Yönetimin odağında ise Fed'in Washington'daki tarihi binalarının yenileme çalışmaları yer alıyor. Trump yönetimi, bu projelerdeki bütçe aşımlarını Powell'a karşı bir koz olarak kullanarak, Fed başkanını "siyasi taraflılık" ve "yanıltıcı beyan" ile suçlamıştı. Powell ise bu soruşturmaları, Fed'in bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik bir "bahane" olarak nitelendirmişti.
Hukuki Süreç Devam Edecek mi?
Yargıç Boasberg'in bu kararı, Trump yönetiminin iddialarının hukuki zeminde karşılık bulmadığını bir kez daha tescillemiş oldu. Ancak ABD Adalet Bakanlığı'nın kararı temyize götürmesi bekleniyor. Öte yandan, Powell'ın görev süresinin Mayıs ayında sona erecek olması, bu çekişmenin önümüzdeki haftalarda daha da yoğunlaşabileceğine işaret ediyor.
Kurumsal bağımsızlık ile siyasi otorite arasındaki bu çatışma, ABD merkez bankasının geleceği ve para politikalarının yönetimi üzerinde belirsizlik yaratmaya devam ediyor. Hukukun bu dengeyi nasıl koruyacağı, önümüzdeki dönemde finansal piyasaların en yakından izleyeceği başlıklar arasında olmaya devam edecek.