ABD Hazine Bakanlığı, Financial Times (FT) gazetesinde yayınlanan ve Hazine Bakanı Scott Bessent'in Federal Rezerv (Fed) üzerindeki denetimi artırmayı planladığını öne süren habere karşı resmi bir yanıt verdi. Bakanlık, söz konusu haberin gerçeği yansıtmadığını belirterek, yayın kuruluşundan haberin geri çekilmesini talep etti.
Tartışmanın merkezinde, FT'nin 26 Mart tarihli haberi yer alıyor. Gazete, Bakan Bessent'in Fed üzerindeki denetimi, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) modeline benzer şekilde sıkılaştırmayı tartıştığını iddia etmişti. Haberde, bu modelin Fed Başkanı ile hükümet yetkilileri arasında enflasyon hedefleri konusunda düzenli iletişimi içerebileceği öne sürülmüştü. Hazine Bakanlığı ise bu iddiaları kesin bir dille reddederek, Bakan Bessent'in bu yönde bir görüşü olmadığını veya herhangi bir politika değişikliğini desteklemediğini vurguladı.
Hazine Bakanlığı'ndan "Üretilmiş Haber" İddiası
Hazine Bakanlığı yetkilileri, FT ve gazetenin çatı kuruluşu Nikkei Inc.'e gönderdikleri resmi şikayet mektubunda, haberdeki ifadelerin yanıltıcı olduğunu ve başlığın içeriği çarpıttığını savundu. Bakanlık adına açıklama yapan Elliott Hulse, Bakan Bessent'in ne özel ne de kamuya açık görüşmelerinde böyle bir modelin benimsenmesine dair bir imada bulunmadığını belirtti. Bakan Bessent de sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, FT'nin kendisi ve yönetim için tamamen "sahte bir politika pozisyonu" ürettiğini ifade etti.
Hazine Bakanlığı, FT'nin haberini düzeltmesi için doğrudan bir hukuki tehditte bulunmasa da, İngiltere'deki Bağımsız Basın Standartları Örgütü'nün (Ipso) editörler koduna atıfta bulunarak, yayınların yanıltıcı bilgilerden kaçınması gerektiğini hatırlattı. FT'nin bu şikayete yönelik henüz resmi bir yanıt vermediği gözlemleniyor.
Fed'in Bağımsızlığı ve Piyasa Hassasiyeti
Bu gerginlik, yatırımcıların Federal Rezerv'in siyasi bağımsızlığına yönelik artan hassasiyetiyle aynı döneme denk geldi. Özellikle Başkan Donald Trump'ın Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik sert eleştirileri ve görevden alma tehditleri, finansal piyasalarda Fed'in kararlarının siyasi baskı altında kalabileceği endişesini tetiklemişti. Yatırımcılar, merkez bankasının bağımsızlığını korumasının, enflasyonla mücadele ve para politikası kararlarının etkinliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu savunuyor.
Piyasalar, merkez bankası ile hükümet arasındaki ilişkileri yakından takip ederken, bu tür haberler ve ardından gelen yalanlamalar, kurumsal iletişim süreçlerinin finansal istikrar üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Hazine Bakanlığı'nın bu sert tepkisi, yönetimin Fed'in mevcut yapısına dair spekülasyonları önleme konusundaki kararlılığını ortaya koyarken, kurumsal itibar yönetimi ve medya ile ilişkiler arasındaki hassas dengeyi de yeniden tartışmaya açıyor.