ABD Kongresi'nde Cumhuriyetçi liderler, Şubat ayından bu yana kapalı olan İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) için yeni bir çözüm yolu açıkladı. Senato Çoğunluk Lideri John Thune ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, bakanlığın operasyonel devamlılığını sağlamak adına iki aşamalı bir finansman stratejisi üzerinde anlaştıklarını duyurdu. Bu hamle, özellikle Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA) çalışanlarının ödemelerinin yapılması ve havalimanlarındaki aksaklıkların giderilmesi açısından kritik bir adım olarak görülüyor.
İki Aşamalı Finansman Stratejisi Nedir?
Cumhuriyetçi liderlerin sunduğu plan, DHS bütçesini iki farklı kanaldan yönetmeyi hedefliyor. İlk aşamada, göçmenlik uygulamalarına ilişkin tartışmalı konuları dışarıda tutarak bakanlığın genel işleyişini finanse eden bir yasa tasarısı gündeme alınacak. İkinci aşamada ise, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) birimleri için bütçe, "bütçe uzlaştırma" (budget reconciliation) süreciyle ele alınacak.
Bütçe uzlaştırma süreci, normal yasama süreçlerinin aksine Senato'da 60 oy şartı aranmaksızın, basit çoğunlukla karar alınmasına olanak tanıyan özel bir prosedürdür. Bu yöntem, Demokratların göçmenlik politikaları konusundaki muhalefetini aşmak için Cumhuriyetçilerin elindeki en güçlü siyasi araçlardan biri olarak öne çıkıyor. Liderler, bu yöntemle ICE ve sınır güvenliği birimlerinin finansmanını Haziran ayına kadar çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Havalimanlarında Normalleşme Beklentisi
Şubat ayından bu yana devam eden bütçe kesintisi, TSA personelinin maaşlarını alamaması ve buna bağlı olarak istifaların artmasıyla havalimanlarında uzun kuyruklara neden olmuştu. Başkan Donald Trump'ın geçtiğimiz hafta 2025 yılına ait kullanılmamış bütçe fonlarını TSA çalışanlarının maaşlarını ödemek için kullanacağını açıklaması, kısa vadeli bir rahatlama sağlamıştı. Ancak kalıcı bir çözüm için Kongre'deki uzlaşı şarttı.
Thune ve Johnson tarafından açıklanan bu iki aşamalı plan, hükümetin kısmi kapanma sürecini sonlandırabilecek bir mutabakat sinyali veriyor. Yine de sürecin önünde bazı engeller bulunuyor. Özellikle bütçe paketine eklenebilecek ek maddeler (örneğin seçmen kimlik kartı düzenlemeleri veya dış yardım paketleri), sürecin karmaşıklaşmasına ve uzlaşmanın zorlaşmasına neden olabilir.
Siyasi Kutuplaşma ve Gelecek Beklentileri
Demokrat kanat ise Cumhuriyetçileri süreci yönetememekle suçlayarak, sınır güvenliği ve göçmenlik uygulamaları konusunda daha şeffaf ve insani politikalar talep etmeye devam ediyor. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Cumhuriyetçilerin kendi iç bölünmeleri nedeniyle süreci geciktirdiğini savunuyor.
Önümüzdeki günlerde bütçe komitelerinin detayları netleştirmesi beklenirken, piyasalar ve kamuoyu, bu iki aşamalı planın ABD'nin genel makroekonomik istikrarı üzerindeki etkilerini yakından izliyor. Washington'daki bu bütçe mücadelesi, sadece bir kurumun finansmanı değil, aynı zamanda ülkenin öncelikli güvenlik politikalarının nasıl şekilleneceğine dair bir güç testi niteliği taşıyor.