Küresel emtia piyasaları, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle zorlu bir süreçten geçiyor. Özellikle sanayi üretiminin temel girdilerinden biri olan alüminyumda yaşanan arz güvenliği endişeleri, fiyatların hızla yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. Küresel stokların son 20 yılın en düşük seviyelerine gerilemiş olması, piyasadaki kırılganlığı artırarak fiyat dalgalanmalarını daha sert bir hale getiriyor.
Üretim Tesislerinde Hasar ve Arz Daralması
Bölgedeki büyük izabe tesislerine yönelik saldırılar, arz zincirinde ciddi aksama risklerini beraberinde getirdi. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Emirates Global Aluminium (EGA), Abu Dabi'deki tesislerinde önemli ölçüde hasar oluştuğunu duyururken, Bahreynli üretici Alba da tesislerindeki hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9'unu karşılayan bu bölgedeki kesintiler, piyasada ciddi bir arz açığı endişesi yaratıyor.
Daha önce Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik kısıtlamalar nedeniyle hammadde temininde güçlük çeken üreticiler, son saldırılarla birlikte üretim kapasitelerini korumakta zorlanıyor. Analistler, özellikle ikinci çeyrekte 900 bin tonluk bir arz açığı oluşabileceğini ve mevcut stokların sadece 45 günlük tüketimi karşılayabilecek seviyede olduğunu öngörüyor.
Fiyatlarda Sert Ralli ve Piyasa Göstergeleri
Bu arz sıkışıklığı Londra Metal Borsası'ndaki (LME) fiyatlara doğrudan yansıdı. Alüminyumun ton fiyatı 3.428 dolara kadar yükselirken, Avrupa'daki alüminyum bilet primleri savaşın başlangıcından bu yana yüzde 63 oranında artış gösterdi. Piyasadaki fiziksel arzın ne kadar sıkıştığını gösteren en önemli işaretlerden biri olan "backwardation" (spot fiyatların vadeli fiyatların üzerine çıkması) durumu, 2007 yılından bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.
Arz daralması beklentisi, bölge dışındaki üreticilerin borsa performanslarına da olumlu yansıdı. Avustralya merkezli South32 hisseleri yüzde 8,2, Aluminum Corp of China hisseleri ise yaklaşık yüzde 9 oranında değer kazandı. Yatırımcılar ve sanayiciler, arz tarafındaki bu daralmanın ne kadar süreceğini ve küresel sanayi üretimi üzerindeki uzun vadeli maliyet etkilerini yakından takip etmeye devam ediyor.
Özetle, küresel çapta düşük seyreden stok seviyeleri, jeopolitik risklerle birleştiğinde emtia piyasalarında tahmin edilebilirliği zorlaştırıyor. Arz güvenliğinin yeniden tesis edilip edilemeyeceği, önümüzdeki dönemde sanayi metallerinin fiyat seyri üzerinde belirleyici faktör olmaya devam edecek.