Ayakkabı ve yan sanayi sektörü, küresel belirsizlikler, artan maliyetler ve ithalat baskısıyla tarihinin en kritik dönüşüm süreçlerinden birini yaşıyor. Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Başkanı Sait Vakkas Salıcı, mevcut ekonomik tabloyu sadece bir talep daralması olarak değil, derin bir “ticari depresyon” olarak nitelendiriyor. Salıcı’ya göre, bu durumdan çıkışın anahtarı ise sorunları sürekli konuşmak yerine, somut bir yol haritası etrafında birleşmekten geçiyor.
Ticari Depresyondan Çıkış İçin “Ekosistem” Vurgusu
Salıcı, sektörün içinde bulunduğu durumu aşmanın tek yolunun “kolektif akıl” olduğunu vurguluyor. “Artık ego sistemini bırakıp ekosisteme geçmek zorundayız” diyen AYSAD Başkanı, ayakkabı sektörünün perakendecisi, üreticisi ve yan sanayicisiyle bir bütün olduğunu ifade ediyor. Bu üç ana damarın aynı yuvarlak masada buluşması gerektiğini belirten Salıcı, sektörün bekası için güçlü fikirlerin ekonomi yönetimine tek ses olarak sunulmasının önemine dikkat çekiyor.
“Destek Değil, Net Bir Yol Haritası İstiyoruz”
Devlet desteklerinin tek başına yeterli olmadığını savunan Salıcı, geçmiş yıllarda verilen teşviklerin sonuç odaklı takip edilmediğini eleştiriyor. “1 TL bile destek verilmişse hesabı sorulsun” diyen Salıcı, sadece günü kurtaran yardımlar yerine, verimliliği artıracak ve teknolojiyi geliştirecek bir yol haritası talep ettiklerini belirtiyor. İthalat baskısına karşı yerli üretimin korunması gerektiğini ifade eden Salıcı, 39 farklı malzemeden oluşan ayakkabı üretiminde yerlilik oranının artırılması için devletin stratejik adımlar atması gerektiğini savunuyor.
Fırsatçılık Yerine Üretim Odaklılık
Küresel jeopolitik gerilimlerin hammadde maliyetleri üzerindeki etkisine de değinen Salıcı, piyasalarda oluşan panik havasının ve fırsatçılığın sektöre zarar verdiğini belirtiyor. Henüz somut bir hammadde sıkıntısı yaşanmadan fiyat artışlarına gidilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Salıcı, sektörün bu dönemi stokçulukla değil, kolektif bir disiplinle aşması gerektiğini ifade ediyor. Türkiye'nin, Orta Doğu'nun dirençli yapısını kullanarak küresel ticarette alternatif bir pazar haline gelebileceğine inanan Salıcı, “Bu dalgalı denizde iyi kaptan belli olacak. Güven erozyonunu ortadan kaldırırsak, Türkiye tekrardan en güçlü alternatif pazar olacaktır” diyerek sektör temsilcilerine güven mesajı veriyor.
Sektörün geleceğine dair umutlarını koruyan Salıcı, 21 Nisan'da kapılarını açacak olan 74. AYSAF fuarının, tasarım ve AR-GE yetkinlikleriyle sektöre yeni bir nefes olacağını belirtiyor. Nicelikten ziyade değer bazlı rekabetçiliğin önem kazandığı bu yeni dönemde, sektörün ancak ortak bir vizyon etrafında kenetlenerek küresel pazarda hak ettiği payı alabileceği görülüyor.
VIP Başvuru
VIP Sorgu