ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), son üç haftadır devam eden askeri operasyonların bilançosuna ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper tarafından paylaşılan veriler, İran’ın askeri kapasitesine yönelik yürütülen saldırıların boyutunu gözler önüne seriyor. Yapılan açıklamaya göre, operasyonlar kapsamında 130 gemi dahil olmak üzere toplamda 8 binden fazla askeri hedef etkisiz hale getirildi.
İran’ın Askeri Kapasitesinde Önemli Düşüş
Amiral Cooper, operasyonların hassas güdümlü füzelerle desteklendiğini ve kara kuvvetleri tarihindeki en uzun menzilli topçu atışlarının gerçekleştirildiğini belirtti. İran’ın muharebe gücünde ciddi bir azalma yaşandığını ifade eden CENTCOM yetkilileri, özellikle füze ve gelişmiş insansız hava aracı (İHA) envanterinin büyük ölçüde hedef alındığını vurguladı. Cooper, bu operasyonel sürecin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana bir donanmaya karşı gerçekleştirilen en büyük imha faaliyetlerinden biri olduğunu savundu.
Deniz Güvenliği ve Bölgesel Savunma
Harekâtın temel odak noktalarından birini, uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği oluşturuyor. Özellikle Hürmüz Boğazı ve çevresindeki deniz unsurlarının hedef alınmasıyla, İran'ın bölgedeki seyrüsefer özgürlüğünü kısıtlama kapasitesinin zayıflatıldığı belirtiliyor. CENTCOM, Orta Doğu’da kurulan hava savunma şemsiyesinin, bölge ortaklarıyla birlikte İran kaynaklı İHA saldırılarına karşı etkin bir koruma sağladığını iddia ediyor.
Çatışmanın Bölgesel Etkileri
28 Şubat tarihinde başlayan ve hem ABD hem de İsrail’in katılımıyla genişleyen saldırılar, bölgedeki gerilimi tırmandırmaya devam ediyor. İran tarafı, özellikle ABD üslerinin bulunduğu Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi noktalara karşılık vererek sürece dahil oldu. Taraflar arasındaki çatışmalar hem askeri altyapı kaybına hem de sivil ve askeri kayıplara yol açarken, bölgedeki diplomatik müzakerelerin geleceği üzerindeki belirsizlik de varlığını koruyor. İranlı yetkililerin verilerine göre, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 1348’i aşmış durumda.
Bölgesel güç dengelerini kökten değiştiren bu operasyonlar, küresel enerji ve lojistik hatlarının güvenliği açısından kritik bir süreçten geçildiğini gösteriyor. Askeri kapasitelerin bu hızla aşındırıldığı bir ortamda, tarafların atacağı bir sonraki adımlar bölgenin gelecekteki güvenlik mimarisini belirleyecek gibi görünüyor.