2020 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencileri Engin ve Emre Eralp kardeşler tarafından kurulan Ejder Drones girişimi, başlangıçta askeri standartlarda mayın ve patlayıcı tespiti yapmak amacıyla yola çıkmıştı. Ancak 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler, projenin vizyonunu kökten değiştirerek onu afet yönetiminde kritik bir teknolojiye dönüştürdü.
Depremle Değişen Vizyon ve Saha Başarısı
İskenderun'da yaşayan Eralp kardeşler, deprem felaketini bizzat yaşadıktan sonra geliştirdikleri İHA prototiplerini arama kurtarma çalışmalarına entegre etmeye karar verdiler. Henüz geliştirme aşamasında olan sistem, enkaz bölgelerinde yardım ulaştırılması gereken güvenli rotaların belirlenmesinde aktif rol oynadı. Özellikle İskenderun Limanı'ndaki yangın sırasında, helikopterlerin müdahale edemediği noktalarda İHA ile güvenli uçuş rotaları çizilerek yangının kısa sürede kontrol altına alınmasına büyük katkı sağlandı.
Teknik Kapasite ve Yerli Üretim Gücü
Ejder Drones, %82 oranında yerli üretimle dikkat çekiyor. 8 kanatlı ve 16 pervaneli yapısıyla yüksek performans sergileyen sistem, sinyal kesicilere karşı dirençli uydu bağlantı teknolojisine sahip. 2,5 kilometre irtifaya çıkabilen ve 60 kilograma kadar yük taşıma kapasitesi bulunan dronlar, 80 dakikalık uçuş süresiyle uzun süreli operasyonlarda etkinliğini koruyor. Girişim, şu an kalbin göğüs kafesine yaptığı basıncı ölçebilen ileri düzey spektral kamera sistemleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Gelecek Hedefi: İnsansız Otonom Ağ
Eralp kardeşler, afet bölgelerinde insan müdahalesini en aza indirmeyi hedefleyen geniş kapsamlı bir otonom ağ kurmayı planlıyor. Sadece hava araçlarıyla sınırlı kalmayan bu vizyon; insansız kara araçları ve robot köpeklerin de sisteme dahil edilmesini kapsıyor. Bugüne kadar 50 bin euroyu aşan hibe ve sponsorluk desteği alan girişim, prototip aşamasını tamamlayarak uluslararası pazarda iş birliği yapmayı ve küresel ölçekte bir teknoloji markası haline gelmeyi hedefliyor.
Teknolojinin sadece savunma sanayii değil, insani yardım ve afet yönetimi gibi kritik alanlarda kullanılması, yerli girişimlerin potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ejder Drones örneği, zorlu şartların inovasyon üzerindeki dönüştürücü gücünü kanıtlarken, gelecekte afetlere karşı daha dirençli bir toplum için teknolojinin nasıl bir kalkan görevi görebileceğini de bizlere hatırlatıyor.