Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmelerin küresel petrol fiyatları üzerinde yarattığı baskı, mart ayı içerisinde Türkiye'deki akaryakıt piyasasında da hissedildi. Mart ayının başında yeniden devreye alınan eşelmobil sistemi, bu süreçte maliyet artışlarının önemli bir kısmını Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden karşılayarak fiyatların pompaya yansımasını dengeleyici bir rol üstlendi.
Eşelmobil Sistemi Nasıl Çalıştı?
Eşelmobil mekanizması, petrol fiyatlarındaki ani yükselişlerin tüketiciye doğrudan yansımasını önlemek amacıyla ÖTV'den feragat edilerek uygulanan bir fiyat sabitleme yöntemidir. Mart ayı verilerine göre, sistem kapsamında fiyat artışlarının yüzde 75'ine kadar olan kısmı kamu tarafından absorbe edildi. Bu sayede, motorin ve benzindeki maliyet artışları tüketiciye yansıtılmadan önce sistem içerisinde eritildi.
Yapılan hesaplamalar, söz konusu desteğin boyutunu gözler önüne seriyor. Mart ayı boyunca motorinde litre başına yaklaşık 17 liralık, benzinde ise 12 liralık bir maliyet artışı pompaya yansımadı. Bu durum, 50 litrelik bir depoda motorin kullanan bir araç sahibi için yaklaşık 830 liralık, benzinli bir araç sahibi için ise yaklaşık 500 liralık bir ek maliyetin devlet tarafından karşılandığı anlamına geliyor.
Ekonomik Yük ve Vergi Desteğinin Boyutu
Türkiye'nin günlük akaryakıt tüketim verileri dikkate alındığında, sistemin sağladığı finansal desteğin büyüklüğü daha net anlaşılıyor. Günlük yaklaşık 80 milyon litre motorin tüketimi göz önüne alındığında, sadece motorin özelinde günlük 1,3 milyar liralık bir yükün pompaya yansımadığı belirtiliyor. Benzindeki günlük destek tutarı ile birlikte mart ayı genelinde toplamda yaklaşık 43 milyar liralık bir maliyet artışının kamu tarafından üstlenildiği hesaplanıyor.
Eşelmobil desteği olmasaydı, pompa fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere ulaşması kaçınılmaz olacaktı. Güncel veriler ışığında, vergi desteği uygulanmasaydı motorinin litre fiyatının yaklaşık 94 lira, benzinin ise 73 lira seviyelerine kadar çıkabileceği öngörülüyor.
Gelecek Beklentileri
Akaryakıt fiyatlarındaki bu dengeleme politikası, enflasyonist baskıların yönetilmesi noktasında kritik bir öneme sahip. Ancak eşelmobil sisteminin sürdürülebilirliği, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara ve kamu maliyesinin dengelerine doğrudan bağlı olmaya devam ediyor. Enerji piyasalarındaki bu hassas dengenin önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izleyeceği, hem tüketiciler hem de ekonomi yönetimi için yakından takip edilen bir konu olmayı sürdürecektir.