İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen 74. AYMOD Uluslararası Ayakkabı Moda Fuarı, sektör temsilcilerini bir araya getirirken, Türkiye’nin emek yoğun sektörlerinin yaşadığı zorlukları da gündeme taşıdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, ayakkabıdan tekstile kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan emek yoğun sektörlerin güçlerini geri kazanabilmeleri için acil destek ve yeni istişare süreçlerine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
Rekabetçilikte Zorlu Bir Dönem
Küresel jeopolitik risklerin ve bölgesel çatışmaların ticaret üzerindeki etkilerine dikkat çeken Gültepe, mevcut konjonktürde rekabetçiliğin büyük bir sınavdan geçtiğini belirtti. Özellikle ayakkabı sektörünün yaşadığı maliyet baskılarına değinen TİM Başkanı, savaş dönemindeki politikaların değişmesi gerektiğini ifade ederek, sektörün nefes alabilmesi için daha stratejik bir destek modelinin şart olduğunu dile getirdi. Ticaret Bakanlığı’nın koruma önlemlerinin sektöre kısmi bir rahatlama sağladığını belirten Gültepe, hedefin önceki yıllardaki üretim seviyelerine yeniden ulaşmak olduğunu kaydetti.
Sanayicinin Enflasyonla Mücadele Sınırı
Fuar kapsamında konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ise sanayicinin enflasyonla mücadele sürecindeki fedakarlığına dikkat çekti. Bahçıvan, "Sanayici olarak enflasyonla mücadelede yoğun bir dayanma gücü gösterdik; ancak artık sanayici ve ihracatçı üzerinden enflasyonla mücadele edecek gücümüz kalmadı" ifadelerini kullandı. Bu durumun, Orta Vadeli Program (OVP) kapsamındaki değerlendirmelerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Bahçıvan, emek yoğun sektörlerin kredi mekanizmaları, istihdam destekleri ve vergi teşvikleriyle bir model dahilinde desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
İhracatta Denge Arayışı Sürüyor
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten ise sektörün 2023 yılında yaşadığı dış ticaret açığına ve ithalat kısıtlamalarına değindi. İçten, navlun fiyatlarındaki artış ve ham madde tedarikindeki zorluklara rağmen Türkiye’nin pazara yakınlık avantajıyla öne çıkabileceğini savundu. Bu potansiyelin maliyet avantajıyla desteklenmesi gerektiğini ifade eden İçten, bazı ham maddelerin ithalatındaki vergilerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ise ihracatçıların finansmana erişiminin bakanlık için en öncelikli gündem maddesi olduğunu belirterek, Eximbank ve İhracatı Geliştirme AŞ gibi mekanizmalarla desteklerin süreceğini ifade etti. Türkiye ekonomisinin ihracat odaklı büyüme performansını koruma hedefi doğrultusunda, sanayicinin beklentileri ile devletin destek mekanizmalarının ne kadar uyum içinde çalışacağı, sektörün önümüzdeki dönemdeki dengelenme sürecini belirleyecek ana unsur olacak.