Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu güçlendirecek stratejik yol haritasını paylaştı. Gültepe, Türkiye'nin dünyanın en çok ihracat yapan ilk 10 ülkesi arasına girebilmesi için üretim süreçlerinde köklü bir değişimin şart olduğunu vurguladı.
Gültepe, hedeflenen bu seviyeye ulaşmanın yalnızca miktar bazlı bir artışla mümkün olmadığını, katma değerli üretimin önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma süreçlerinin ihracat stratejisinin merkezinde yer alması gerektiğini ifade eden Gültepe, "İkiz dönüşüm" olarak adlandırılan yeşil ve dijital dönüşümün, önümüzdeki dönemin en önemli başlıkları olacağını dile getirdi.
Katma Değerli Üretim ve Sürdürülebilirlik
TİM Başkanı, Türkiye'nin dünya pazarındaki rekabet gücünü artırmak adına şu alanlara odaklanılması gerektiğini belirtti:
- Yüksek Teknoloji: Üretim süreçlerinde teknoloji yoğunluğunun artırılması.
- Yeşil Dönüşüm: Sürdürülebilirlik odaklı üretim modelleriyle küresel standartlara uyum.
- Dijitalleşme: Operasyonel verimliliği artıracak dijital altyapı yatırımları.
- Markalaşma: "Made in Türkiye" algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi.
Gültepe, ihracatın sadece bir ticaret faaliyeti olmadığını, aynı zamanda Türk ürünlerinin kalitesini ve güvenilirliğini dünyaya taşıyan bir elçi görevi gördüğünü hatırlattı. Türk ihracatçısının esnekliği ve çözüm odaklı yapısının, karşılaşılan tüm zorluklara rağmen ülkenin geleceği için en büyük güvence olduğunu sözlerine ekledi.
Sektörel Başarı ve Gelecek Vizyonu
Genel kurulda güven tazeleyen EHBİB Başkanı Muhammet Öztürk ise sektörün performansına dikkat çekti. Göreve geldikleri dönemde 682 milyon dolar olan yıllık ihracat rakamını, 2025 yılı sonunda 1 milyar 185 milyon dolara taşıma hedefiyle ilerlediklerini belirten Öztürk, yüzde 74'lük bu artışın sektörün potansiyelini yansıttığını ifade etti.
Hububat ve gıda sektörünün, arz sürekliliği ve gıda güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten yetkililer, Türkiye'nin güçlü lojistik altyapısı ve üretim kapasitesiyle küresel pazarlarda daha fazla pay alması için çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Uzun vadeli hedefler doğrultusunda atılan bu adımlar, Türkiye'nin dış ticaretteki yapısal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak görülüyor. İhracatta ilk 10 hedefi, sadece bir rakam değil, aynı zamanda Türk sanayisinin küresel rekabetteki yeni vizyonunu temsil ediyor.