Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu'daki çatışmaların küresel ekonomi üzerindeki baskısının giderek arttığına dikkat çekerek, İran ile yaşanan gerilimin tırmanması durumunda dünya ekonomisinin ciddi bir resesyon riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Washington merkezli kuruluş, yayınladığı son Dünya Ekonomik Görünüm raporunda, çatışmaların yarattığı belirsizliğin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etmeye zorladığını belirtti.
Büyüme Tahminlerinde Sert Düşüş
IMF, 2026 yılı için küresel büyüme beklentilerini düşürürken, G7 ülkeleri arasında en sert darbe alan ekonominin Birleşik Krallık olacağını öngörüyor. Kurumun analizine göre, enerji maliyetlerindeki artışın yılın ortasına kadar kontrol altına alınması durumunda bile İngiltere ekonomisi, G7 içinde en düşük büyüme oranlarından birine sahip olacak. ABD için ise büyüme tahmini 0,1 puanlık düşüşle yüzde 2,3 seviyesine çekildi.
Kurum, çatışmanın seyrine bağlı olarak üç ana senaryo üzerinde duruyor. "Referans senaryo" olarak adlandırılan temel varsayımda, enerji piyasalarındaki aksaklıkların yıl ortasında azalacağı öngörülüyor. Ancak çatışmaların uzaması ve enerji fiyatlarının kalıcı olarak yüksek seyretmesi durumunda, dünya ekonomisinin 1980'den bu yana beşinci kez ciddi bir resesyon eşiğine gelebileceği vurgulanıyor.
Enerji Fiyatları ve Resesyon Riski
IMF Başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, her geçen gün enerji piyasalarındaki aksamaların "olumsuz senaryoya" doğru kaydığını belirtti. Bu senaryoda petrol fiyatlarının yıl boyunca 100 dolar civarında seyretmesi ve büyümenin yüzde 2,5 seviyelerine gerilemesi bekleniyor. Eğer çatışmalar daha şiddetli bir hal alır ve petrol fiyatları 110 doların üzerinde kalmaya devam ederse, küresel büyümenin yüzde 2 seviyesine kadar düşebileceği tahmin ediliyor.
Rapor, özellikle enerji ithalatçısı olan gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten en çok etkilenecek kesim olduğunu vurguluyor. Yüksek enflasyon ve artan enerji maliyetleri, dünya genelindeki merkez bankalarını faiz oranlarını yüksek tutmaya veya artırmaya zorlayabilir. Bu durum, zaten borç yükü altında olan pek çok ülke için mali alanı daraltan bir etki yaratıyor.
Politika Yapıcılara Çağrı
IMF, ekonomik hasarı sınırlamanın en etkili yolunun çatışmaların sona erdirilmesi olduğunu belirtirken, hükümetlere de dikkatli olma çağrısı yaptı. Özellikle enerji fiyatlarını baskılamak için kullanılan sübvansiyonlar ve fiyat tavanı gibi müdahalelerin maliyetli ve genellikle verimsiz olduğuna dikkat çeken kurum, hedeflenmiş ve geçici destek mekanizmalarının tercih edilmesi gerektiğini savunuyor.
Küresel ekonominin içinden geçtiği bu hassas dönemde, jeopolitik risklerin ekonomik veriler üzerindeki etkisi her zamankinden daha belirgin hale geliyor. Yatırımcılar ve politika yapıcılar için önümüzdeki aylar, enerji piyasalarındaki oynaklığın ve çatışmaların seyrinin yakından takip edileceği kritik bir sınav niteliği taşıyor.