İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkan Adayı Ali Emiroğlu, Türkiye’nin doğal taş ve maden sektöründeki potansiyelini vurgulayarak, mevcut 6 milyar dolarlık ihracat hacminin 15 milyar dolara yükseltilebileceğini belirtti. Sektör temsilcileriyle bir araya gelen Emiroğlu, "Hep Birlikte Kazanacağız" ilkesiyle hareket ettiklerini ve üretici ile ihracatçının sorunlarına doğrudan çözüm üreten kurumsal bir yapı inşa edeceklerini ifade etti.
Lojistik ve İhracat Stratejileri
Emiroğlu, küresel piyasalarda yaşanan navlun ve konteyner sorunlarının sektörün rekabet gücünü zayıflattığına dikkat çekti. Özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların lojistik maliyetleri üzerindeki etkilerini yönetmek için kamu otoriteleriyle eşgüdümlü bir kriz yönetim planı önerdi. İzmir, Mersin, İskenderun ve Gemlik gibi kritik limanlarla kurulacak yakın iş birliklerinin, lojistik zincirindeki darboğazları azaltacağını belirten Emiroğlu, "Turkish Stones" markası altında yeni pazarlama stratejileri geliştirerek Çin pazarındaki düşüşü telafi etmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Sektörel Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Sahada gerçekleştirdiği ziyaretlerde mermer ocaklarından fabrikalara kadar geniş bir yelpazede sorunları yerinde tespit ettiğini belirten Emiroğlu, ruhsat süreçlerindeki tıkanıklıkların ve artan maliyetlerin üreticileri zorladığını ifade etti. Mermerin moda olduğu dönemlerde ekonomiye kazandırılmasının kritik olduğunu savunan aday, rehabilitasyon bedelleri gibi ek maliyetlerin rekabet gücüne etkilerini ilgili makamlara aktaracaklarını dile getirdi. Ayrıca, genç madencilerin vizyoner katkılarını yönetime dahil edecek "Geleceği Şekillendirenler Kurulu" ile kurumsal bir kültür oluşturulacağını açıkladı.
Milli Hasıla ve Gelecek Vizyonu
Türkiye’nin madencilikten kaynaklanan dış ticaret açığını kapatmanın yolunun ihracat artışından geçtiğini belirten Emiroğlu, sektörün milli hasıladaki payını yüzde 1,5’ten yüzde 3’ün üzerine taşımayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşırken "Sorumlu Madencilik" prensiplerine bağlı kalarak çevreyle uyumlu bir üretim modeli benimseneceğini belirtti. Öte yandan, İMİB’in World Architecture Festival (WAF) gibi prestijli organizasyonları Türkiye’ye kazandırma girişimi, "Turkish Stones" markasının uluslararası mimarlık dünyasındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.
Sektörün kronik sorunlarını aşmak için atılan bu adımlar, Türkiye’nin doğal kaynaklarını katma değerli ürünlere dönüştürme yolunda önemli bir eşik olarak görülüyor. Madencilik sektörünün küresel rekabette hak ettiği yere ulaşması, sadece üretim kapasitesinin artırılmasına değil, aynı zamanda doğru stratejik planlama ve kurumsal yönetim anlayışının sürdürülebilir kılınmasına bağlı görünüyor.