Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Derneği (KBSD) Başkanı Hamdi Hoplamaz, sektörün güncel durumu ve karşılaştığı zorluklara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılını ciro bazında yüzde 15 büyüme ile kapatan sektör, buna karşın artan üretim maliyetleri nedeniyle kârlılık oranlarında ciddi bir gerileme yaşıyor. Hoplamaz, cirodaki artışın reel kazanca yansımadığını belirterek, sanayicilerin 2024 yılındaki kârlılık seviyelerini korumakta güçlük çektiğini ifade etti.
Küresel Rekabette Daralma Süreci
Sektörün ihracat performansı, iç piyasadaki daralmaya karşı bir çıkış kapısı olarak görülse de küresel piyasalardaki rekabet koşulları giderek ağırlaşıyor. Başkan Hoplamaz, düşük kur politikasının yarattığı dezavantajlara dikkat çekerek, "Çin’e karşı rekabeti kaybettik. Avrupa’daki üreticilerle de fiyat rekabeti yapamıyoruz" açıklamasında bulundu. Özellikle enerji, işçilik ve genel giderlerdeki hızlı yükselişin, Türk üreticisinin fiyat avantajını ortadan kaldırdığı vurgulanıyor.
2026 yılının ilk çeyreğine zayıf büyüme sinyalleriyle başlayan sektörde, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler de ticari faaliyetleri doğrudan etkiliyor. Birçok firmanın savaşın etkilediği ülkelerle olan projelerinde sipariş iptalleri ve belirsizlikler yaşandığı belirtiliyor. İthal girdilerin teslim sürelerindeki uzamalar ise üretim süreçlerinde aksamalara neden oluyor.
Dijitalleşme ve Yerli Üretim Vurgusu
KBSD Başkanı Hamdi Hoplamaz, sektörün geleceği için verimlilik artışının kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Firmaların dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarına yönelmesinin rekabet gücünü korumak adına kritik bir adım olduğunu belirten Hoplamaz, kamu alımlarında da yerli üreticiye daha fazla alan açılması çağrısını yineledi. Özel sektörün büyük oranda yerli ürünleri tercih ettiğini ifade eden Hoplamaz, kamu ihalelerinde yabancı ürünlerin tercih edilmesinin sanayi üzerindeki baskıyı artırdığını savundu.
Ayrıca sanayide teknolojik güvenlik konusuna da dikkat çeken Hoplamaz, kontrol sistemlerinin yerli ve güvenli altyapılarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Uzaktan müdahale risklerine karşı sanayi altyapısının korunması, sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Savaş sonrası yeniden inşa süreçlerinin Türkiye için bir fırsat yaratabileceği öngörülse de, mevcut maliyet baskısı altında sektörün temkinli büyüme stratejisini sürdürmesi bekleniyor.
Sanayi sektöründe yaşanan bu maliyet ve rekabet odaklı sıkışıklık, önümüzdeki dönemde firmaların verimlilik odaklı dönüşüm süreçlerini ne derece başarıyla yöneteceklerine bağlı olarak şekillenecek.