ABD'nin Kentucky eyaletinde gündeme gelen 380 sayılı Temsilciler Meclisi yasa tasarısı, kripto para dünyasında ciddi bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bitcoin Policy Institute (BPI), tasarıya son dakikada eklenen bir değişikliğin, donanım cüzdan üreticilerini cihazlarında bir "arka kapı" (backdoor) oluşturmaya zorlayacağını belirterek duruma tepki gösterdi. Bu düzenleme, kripto varlıkların temel yapı taşı olan öz-saklama (self-custody) prensiplerini doğrudan tehdit ediyor.
Yasa Tasarısı Neyi Hedefliyor?
Tasarıya eklenen 33. bölüm, donanım cüzdan üreticilerinin kullanıcılar için kurtarma seçenekleri sunmasını zorunlu kılıyor. Ayrıca, bir kullanıcının şifresini, tohum ifadesini (seed phrase) veya PIN kodunu sıfırlamasını talep etmesi durumunda kimlik doğrulama kontrolleri yapılmasını öngörüyor. BPI, bu talebin teknik olarak gözetimsiz (non-custodial) cüzdanlar için imkansız olduğunu vurguluyor.
Donanım cüzdanların temel tasarım amacı, üretici dahil hiç kimsenin kullanıcının özel anahtarlarına veya tohum ifadelerine erişememesini sağlamaktır. BPI’a göre, bu tür zorunluluklar kullanıcıları, hacklenme riski veya kurumsal iflaslarla karşı karşıya kalabilecek merkezi saklama hizmetlerine yönelmeye mecbur bırakıyor. Bu durum, Bitcoin'in merkeziyetsiz yapısıyla çelişen bir güvenlik zafiyeti yaratıyor.
Düzenleyici Kurumlardan Öz-Saklama Vurgusu
Tartışmalar devam ederken, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) içerisinden öz-saklama hakkını savunan sesler yükseliyor. SEC Başkanı Paul Atkins, aracı kurumların kullanıcılara finansal veya operasyonel yük getirdiği durumlarda, piyasa katılımcılarının öz-saklama seçeneklerine sahip olmasını desteklediğini belirtti. Benzer şekilde, SEC Komisyon Üyesi Hester Peirce de finansal gizliliğin ve varlıkları kendi kontrolünde tutma hakkının özgürlüklerin temeli olduğunu vurguladı.
Peirce, Kasım 2025'te katıldığı bir yayında, varlıklarını tutmak için neden başka birine ihtiyaç duyulması gerektiğini sorgulayarak, bireylerin kendi varlıklarını yönetme hakkının tartışmaya kapalı olması gerektiğini ifade etti. Kentucky'deki yasa tasarısı ise bu temel özgürlük anlayışı ile eyalet düzeyindeki düzenleyici baskı arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor.
Sonuç ve Beklentiler
Kentucky'deki bu yasa tasarısı, kripto para ekosisteminde "güvenlik" ve "kontrol" kavramlarının nasıl yeniden tanımlanması gerektiğine dair önemli bir sınav niteliği taşıyor. BPI ve diğer savunucular, bu tür düzenlemelerin teknolojik gerçeklerle uyuşmadığını ve kullanıcı güvenliğini artırmak yerine, sistemin temelini oluşturan güveni zedelediğini savunuyor. Regülasyon süreçlerinde bireysel egemenliğin korunup korunmayacağı, önümüzdeki dönemde kripto dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.