New York borsası, haftanın ilk işlem gününde ABD ile İran arasındaki diplomatik temaslara yönelik beklentilerin ön plana çıkmasıyla günü yükselişle tamamladı. Yatırımcıların süreci yakından takip ettiği piyasalarda, endeksler genelinde pozitif bir seyir gözlendi. Kapanış verilerine göre Dow Jones endeksi yüzde 0,63 artışla 48.218,25 puana yükselirken, S&P 500 endeksi yüzde 1,02 değer kazanarak 6.886,24 puana ulaştı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 1,23'lük artışla 23.183,74 puandan günü kapattı.
Diplomatik Süreç ve Piyasa Etkileri
Hafta sonu Pakistan'da gerçekleştirilen görüşmelerde nükleer materyaller ve Hürmüz Boğazı'nın kontrolü gibi kritik başlıklarda uzlaşma sağlanamaması piyasalarda kısa süreli bir tedirginliğe yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik açıklamaları ve bölgedeki askeri hareketliliğe dair söylemleri, piyasa aktörlerinin gündemindeki yerini korudu. Ancak Trump’ın, İran ile yeni bir anlaşmanın hala mümkün olduğuna dair verdiği mesajlar, yatırımcı iyimserliğini destekleyerek endekslerin toparlanmasına yardımcı oldu.
Analistler, müzakerelerden somut bir sonuç çıkmamış olmasına rağmen, taraflar arasındaki iletişim kanallarının açık kalmasının piyasa risk iştahını canlı tuttuğunu belirtiyor. Bu gelişmelerle birlikte enerji piyasasında da hareketlilik gözlendi. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3 artışla 98,13 dolara çıkarken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol yüzde 1,3 yükselerek 97,82 dolardan işlem gördü.
Kurumsal Veriler ve Ekonomik Görünüm
Şirket bilançoları tarafında ise Goldman Sachs dikkat çeken bir performans sergiledi. Banka, beklentilerin üzerinde kar ve gelir bildirmesine rağmen, hisselerinde yaklaşık yüzde 2 oranında bir değer kaybı yaşandı. Makroekonomik veriler cephesinde ise ABD'de ikinci el konut satışlarının mart ayında yüzde 3,6 oranında gerilediği açıklandı. Bu veri, Haziran 2025'ten bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Küresel piyasaların seyri, jeopolitik gelişmelerle makroekonomik verilerin kesişim noktasında şekillenmeye devam ediyor. Yatırımcılar, özellikle diplomatik süreçten gelecek haber akışını ve merkez bankalarının olası hamlelerini yakından takip etmeyi sürdürecek gibi görünüyor. Piyasalardaki bu volatilite, belirsizlik dönemlerinde haber akışının fiyatlamalar üzerindeki etkisinin ne denli belirleyici olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.