Türkiye tarım sektörünün stratejik ürünlerinden biri olan pamukta, yeni sezon öncesi endişe verici bir tablo ortaya çıkıyor. İzmir Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, artan girdi maliyetleri ve piyasadaki düşük fiyat seviyeleri nedeniyle üreticilerin pamuk ekiminden uzaklaştığını belirterek, önümüzdeki dönemde ekim alanlarında ciddi bir daralma beklendiğini ifade etti.
Üretici Maliyet Baskısı Altında
Sektör temsilcileri, pamuk üretimindeki motivasyon kaybının temelinde maliyet ve satış fiyatı arasındaki makasın açılmasının yattığını vurguluyor. Geçen sezon çiğitli pamuk fiyatları ortalama 25,5 TL seviyesinde gerçekleşirken, üretim maliyetlerinin 35 TL'ye kadar ulaşması üreticiyi kilogram başına yaklaşık 10 TL zarara uğrattı. Bu durum, çiftçinin pamuk yerine buğday, mısır, sanayi tipi domates ve ayçiçeği gibi alternatif ürünlere yönelmesine neden oluyor.
Bülent Uçak, dünya fiyatları ile yerel fiyatlar arasındaki korelasyona dikkat çekerek, iklim koşulları kaynaklı kalite düşüşlerinin de fiyat farkını Türkiye aleyhine açtığını belirtti. Özellikle Mayıs 2022'den bu yana iç piyasa fiyatlarının dünya ortalamasının altında kalması, üreticinin ekonomik sürdürülebilirliğini zorlaştıran bir diğer faktör olarak öne çıkıyor.
Rekoltede Son 15 Yılın En Düşük Seviyeleri
Pamuk üretimindeki gerileme verilerle de destekleniyor. 2022 yılında 5,7 milyon dekar ile son 20 yılın zirvesini gören ekim alanları, geçtiğimiz yıl 4,7 milyon dekara gerilemişti. Yeni sezon için yapılan ilk rekolte tahminleri ise durumun daha da ciddileşebileceğini gösteriyor. Kuraklık riski ve sulama sorunlarının da etkisiyle üretimin 130-140 bin ton civarında gerçekleşebileceği öngörülüyor. Bu rakam, son 15 yılın en düşük üretim seviyelerine işaret ediyor.
Sektörel Destek Çağrısı
Sektörün içinde bulunduğu darboğazdan çıkması için acil destek beklentileri devam ediyor. Uçak, pamuk üretimindeki düşüşün sadece tarım sektörünü değil, aynı zamanda tekstil ve konfeksiyon gibi pamuğa dayalı sanayi kollarını da olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Kötü senaryoların önüne geçmek adına, devletin prim desteği noktasında acil adımlar atması ve üreticinin motivasyonunun yeniden tesis edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Tarım politikalarının ve destekleme modellerinin, küresel piyasa koşullarıyla uyumlu şekilde güncellenmesi, yerli üreticinin sahada kalması için hayati bir önem taşıyor. Önümüzdeki nisan ayında başlayacak ekim dönemi, pamuk üretiminin geleceği açısından belirleyici bir eşik olacak.