Sigorta sektörü, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimlerin doğrudan ve dolaylı etkileriyle karşı karşıya. Ray Sigorta CEO’su Koray Erdoğan, özellikle ABD-İsrail ve İran eksenindeki gelişmelerin sektörel yansımalarını "sigortada savaş paradoksu" olarak nitelendirerek, bu durumun finansal sonuçlarının sonbahar aylarında daha belirgin hale geleceğini ifade etti.
Teknik Zarar ve Faiz Oranları Arasındaki Hassas Denge
Erdoğan’ın dikkat çektiği temel paradoks, sektörün operasyonel kârlılığı ile makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkide yatıyor. Sektörde yoğun rekabetin bir sonucu olarak teknik tarafta kârlılığın baskılandığı bir dönemden geçiliyor. Erdoğan, savaşın yarattığı belirsizlik ortamında Merkez Bankası’nın politika faizlerini yüzde 38-39 seviyelerinde tutmasının şaşırtıcı olmayacağını belirtiyor. Bu yüksek faiz ortamı, teknik tarafta yaşanan zararların mali kâr ile kompanse edilmesini sağlayarak toplam kârlılığı yüzde 20 oranında artırabilir.
Sektörün mevcut durumunu özetleyen bazı kritik veriler ise şöyle:
- Sektör, her 100 liralık prime karşılık yaklaşık 9 lira teknik zarar yazıyor.
- Yangın, doğal afet ve kasko branşlarında yaşanan yoğun rekabet, teknik kârlılığı aşağı çeken temel unsurlar arasında.
- Yılın ilk dönemindeki büyüme rakamları, enflasyonist ortamda reel anlamda bir küçülmeye işaret ediyor.
Kasko Sigortasında Sert Düzeltme Riski
Pandemi sonrası kasko primlerinde yaşanan sert düzeltme süreçlerini hatırlatan Erdoğan, sektördeki fiyatlama davranışlarının güven kaybına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Rekabet nedeniyle aşağı çekilen fiyatların, piyasa koşulları gereği aniden yükseltilmesinin sürdürülebilir bir model olmadığını vurgulayan Erdoğan, sektörün daha istikrarlı bir büyüme stratejisine ihtiyaç duyduğunun altını çiziyor.
Ray Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Gerhard Lahner ise küresel reasürans düzenlemelerinin sonbaharda netleşeceğine dikkat çekerek, savaşın nakliyat sigortaları üzerindeki doğrudan etkisinin ardından ikinci tur etkilerin tüm branşlara yayılabileceğini öngörüyor. Lahner, Türkiye pazarının uzun vadeli yatırım perspektifiyle değerlendirildiğini ve VIG grubu için stratejik önemini koruduğunu belirtiyor.
Sonbahar Beklentileri ve Sektörel Gelecek
Sigorta sektörü, bir yandan küresel ticaretin yarattığı riskleri yönetmeye çalışırken diğer yandan yerel piyasadaki fiyat rekabetiyle mücadele ediyor. Savaşın yarattığı belirsizlik ortamında faizlerin yüksek kalması kısa vadede kârlılığı destekleyici bir unsur gibi görünse de, sektörün yapısal sorunları ve teknik kârlılıktaki erime, önümüzdeki dönemde daha rasyonel bir fiyatlama politikasını zorunlu kılıyor. Piyasadaki oyuncuların, sadece finansal getirilere değil, sigortacılığın temel işlevi olan risk yönetimine odaklanması, sektörün geleceği açısından kritik bir dönemeç teşkil ediyor.