Son dönemde tarım sektöründe üretici fiyatları ile market raflarındaki etiketler arasındaki makas, hem tüketicilerin hem de sektör temsilcilerinin gündeminde yer almaya devam ediyor. TOBB Tarım Meclisi Başkanı M. Ülkü Karakuş, bu fiyat uçurumunun temelinde sadece üreticinin değil, ürünün tüketiciye ulaşma sürecindeki lojistik ve aracı operasyonlarının yattığını ifade etti.
Lojistik Maliyetleri Enflasyonu Tetikliyor
Karakuş, özellikle yaş sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın nakliye maliyetleriyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yukarı taşıması, iç pazardaki lojistik maliyetlerini de %30 ile %50 arasında artırdı. Eskiden toplam maliyetin küçük bir kısmını oluşturan nakliye payının, bugün ürün bazında %15 seviyelerine kadar yükseldiği gözlemleniyor. Bu durum, özellikle şehirler arası taşımacılıkta maliyetlerin ürün fiyatına doğrudan yansımasına neden oluyor.
Tedarik Zinciri ve Market Düzeni
Kırsal nüfusun azalması ve büyükşehirlerde yoğunlaşan yaşam tarzı, gıda tedarik zincirinde köklü değişiklikleri beraberinde getirdi. Karakuş, kırsalın boşalmasıyla birlikte marketlerin fiyat belirleyici bir güç haline geldiğini vurguluyor. Büyük market zincirlerinin piyasa üzerindeki hakimiyeti, üreticinin eline geçen miktar ile tüketicinin ödediği tutar arasındaki dengesizliği derinleştiriyor. Mevcut pazar düzeninde, al-sat yapan aracıların maliyet yapısının irdelenmesi gerektiğini belirten Karakuş, tedarik zincirinin daha verimli yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Gelecek Projeksiyonu ve Beklentiler
Türkiye'nin tarımdan sanayiye ve hizmetler sektörüne geçiş sürecindeki hızın, altyapı hazırlıklarını geride bıraktığı belirtiliyor. Bu durumun gıda fiyatları üzerinde uzun vadeli bir baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Ayrıca, Türkiye'nin hammadde kaynaklarına yakınlığı ve lojistik konumu bir avantaj olarak görülse de, ihracat yasakları ve üretim desteklerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiği savunuluyor. Karakuş, %30 civarında beklenen yıllık gıda enflasyonu ile mücadele etmek için, gıda üreten firmaların kapasitelerini artıracak destek mekanizmalarının hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Sonuç olarak, üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin ise makul fiyatlarla gıdaya erişebildiği bir denge kurmak için tedarik zincirindeki verimliliğin artırılması şart görünüyor. Tarım sektöründeki bu yapısal sorunlar, sadece bugünün değil, geleceğin gıda güvenliği için de stratejik bir çözüm bekliyor.