ABD Başkanı Donald Trump, İç Güvenlik Bakanlığı'nı (DHS) etkileyen kısmi hükümet kapanması sürecinin beşinci haftasında, federal göçmenlik ajanlarının havalimanlarında görevlendirilebileceğini duyurdu. Kongre'nin 14 Şubat'ta sona eren bütçe onay sürecini tamamlayamaması, sınır güvenliği ve hava taşımacılığı dahil birçok kritik birimi belirsizliğe sürükledi.
Havalimanlarında Yeni Bir Güvenlik Modeli Arayışı
Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, Demokratları bütçe konusunda uzlaşmaya yanaşmamakla suçladı. Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA) personelinin haftalardır maaş alamaması nedeniyle istifaların arttığını ve havalimanlarında uzun kuyruklar oluştuğunu belirten Başkan, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) birimlerinin devreye girebileceğini ifade etti. Trump, "Eğer Demokratlar havalimanlarımızı güvenli hale getirecek bir anlaşmaya imza atmazsa, vatansever ICE ajanlarımızı havalimanlarına kaydırarak daha önce görülmemiş bir güvenlik operasyonu başlatacağız" dedi.
Söz konusu tehdit, havalimanı operasyonlarında kritik bir personel açığı yaşandığı dönemde geldi. TSA verilerine göre, 17 Mart itibarıyla 366 güvenlik görevlisi istifa ederken, bazı havalimanlarında personel devamsızlık oranları yüzde 55'e kadar yükseldi. Uzmanlar, ICE ajanlarının havalimanı güvenliği konusunda TSA ile aynı uzmanlık eğitimine sahip olmadığını belirterek, bu tür bir değişikliğin sivil alanlarda militarize bir yapı oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Göçmenlik Politikalarında Sertleşme
Başkan Trump'ın planı, sadece havalimanı güvenliğini değil, aynı zamanda göçmenlik operasyonlarını da kapsıyor. ICE ajanlarına, özellikle Somali kökenli göçmenlerin tutuklanmasına öncelik vermeleri talimatını veren Trump, göçmenlik konusundaki sert söylemini sürdürüyor. Özellikle Minnesota eyaletindeki Somali kökenli toplulukları hedef alan açıklamaları, Demokrat kanadın yoğun tepkisiyle karşılaşıyor.
Demokratlar, İç Güvenlik Bakanlığı'nın göçmenlik uygulamalarında reform yapılması gerektiğini savunurken, Cumhuriyetçiler bu talepleri reddediyor. Özellikle sınır güvenliği ve ICE operasyonlarının finansmanı konusunda yaşanan bu tıkanıklık, hükümetin temel işleyişini zorlaştırıyor. Trump, bütçe yasasını imzalamayacağını belirterek Kongre üzerinde baskı kurmaya devam ederken, taraflar arasındaki uzlaşmazlık havalimanlarındaki operasyonel riskleri artırıyor.
Sonuç olarak, havalimanlarında yaşanacak olası bir ICE görevlendirmesi, ABD'nin iç güvenlik stratejisinde radikal bir değişime işaret ediyor. Sivil havacılık güvenliği ile göçmenlik politikalarının bu denli iç içe geçmesi, önümüzdeki günlerde hem idari hem de toplumsal düzeyde yeni tartışmaları beraberinde getirecek gibi görünüyor.