ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililer arasında, diplomatik kanallarda yürütülen süreçlere dair çelişkili açıklamalar gündeme oturdu. Trump, İran tarafıyla anlaşma sağlama konusunda oldukça iyimser bir tablo çizerken, Tahran yönetimi doğrudan bir müzakere sürecinin işlemediğini vurguluyor.
Trump: "Anlaşma İhtimali Oldukça Yüksek"
Hafta sonu Florida'da gazetecilere açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Trump, İranlı yetkililerle temas halinde olduklarını ve tarafların bazı temel konularda uzlaşmaya vardığını belirtti. Trump, "İran tarafı da bir anlaşma yapmak istiyor. Eğer bahis oynayan biri olsaydım, bu anlaşmanın gerçekleşeceğine bahse girerdim" ifadelerini kullanarak diplomatik süreçten beklentisinin yüksek olduğunu dile getirdi. Trump ayrıca, nükleer silahların engellenmesi, füze programlarının kısıtlanması ve Orta Doğu'da istikrarın sağlanması gibi başlıkların öncelikli olduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı'nın geleceğine de değinen Trump, görüşmelerin olumlu sonuçlanması durumunda boğazın kontrolünün ortak bir zemine oturtulabileceği sinyalini verdi. Petrol piyasalarına ilişkin ise sistemdeki arzın artmasından yana olduğunu belirten ABD Başkanı, İran'ın enerji altyapısına yönelik süreçlerin müzakere masasında netleşebileceğini ifade etti.
İran'dan "Müzakere Yok" Mesajı
Trump’ın açıklamalarının hemen ardından İran kanadından gelen yanıtlar ise süreci farklı bir boyuta taşıdı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile doğrudan bir müzakere yürütülmediğini kesin bir dille reddetti. Kalibaf, bu tür iddiaların finans ve petrol piyasalarını manipüle etmeye yönelik "sahte haberler" olduğunu öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi ise ABD ile yalnızca üçüncü taraflar, yani aracılar üzerinden mesaj alışverişi yapıldığını doğruladı. Bekayi, "ABD'den gelen mesajlara, ülkemizin duruşuna uygun yanıtlar verildi. İran'ın hayati altyapısına yönelik her türlü saldırının vahim sonuçları olacağı konusunda gerekli uyarılar iletildi" diyerek, savaşın sona erdirilmesiyle ilgili şartlarının değişmediğini belirtti.
Diplomaside Belirsizlik Sürüyor
İki taraf arasındaki bu zıt açıklamalar, bölgedeki jeopolitik gerilimin diplomatik kanallardan çözülüp çözülemeyeceği sorusunu gündemde tutuyor. Trump yönetimi, görüşmeleri bir "anlaşma zemini" olarak nitelerken, Tahran yönetimi bu süreci bir "müzakere" olarak tanımlamaktan kaçınıyor. Aracılar üzerinden yürütülen bu temassız diplomasinin, bölgedeki enerji arzı ve küresel piyasalar üzerindeki etkisi yakından izlenmeye devam edecek.
Sonuç olarak, tarafların kamuoyuna verdiği mesajlar arasındaki bu derin uçurum, diplomatik sürecin oldukça kırılgan bir zeminde ilerlediğini gösteriyor. Bölgesel istikrarın sağlanması adına atılacak adımların, önümüzdeki günlerde hangi somut verilere dönüşeceği ise küresel ekonomi çevreleri tarafından dikkatle takip edilecek.