Logo
Logo
Giriş Yap
Ekonomi · Blog

Türk Demir Çelik Sektöründe CBAM Krizi: Rekabet Gücü Risk Altında

02.04.2026 04:03

3 görüntülenme 2 dk okuma gorkeu
Türk Demir Çelik Sektöründe CBAM Krizi: Rekabet Gücü Risk Altında

Avrupa Birliği’nin (AB) yeşil mutabakat hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), Türk demir çelik sektörü için kritik bir sınav haline geldi. Sektör temsilcileri, CBAM kapsamında açıklanan varsayılan emisyon değerlerinin, Türkiye’nin düşük karbonlu üretim gerçeklerini yansıtmadığını belirterek, bu durumun ihracattaki rekabet gücünü zedelediği uyarısında bulunuyor.

Üretim Yapısı ve Emisyon Değerlerinde Uyuşmazlık

Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, Türkiye’nin çelik üretiminin yaklaşık %70’inin elektrik ark ocağı (EAF) yöntemiyle ve hurda bazlı gerçekleştirildiğini hatırlattı. Bu yöntem, geleneksel yüksek fırınlara göre çok daha düşük karbon yoğunluğu anlamına geliyor. Ancak CBAM metodolojisinde belirlenen varsayılan değerlerin, Türkiye’nin bu çevreci üretim yapısını görmezden geldiği ifade ediliyor. Hatta bazı ürün gruplarında, Türkiye’nin emisyon değerlerinin, yüksek karbon yoğunluklu üretim yapan Çin gibi ülkelerin bile üzerinde belirlenmesi, sektörde ciddi bir adaletsizlik algısı yaratıyor.

Doğrulama Süreçlerinde Belirsizlik ve Operasyonel Riskler

Sektörün önündeki bir diğer engel ise doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi noktasındaki belirsizlikler. Emisyon hesaplamalarının tesislerden alınan verilerle doğrulanması gerekirken, hangi kuruluşların akredite edileceğinin netleşmemiş olması, firmalar üzerinde operasyonel bir baskı oluşturuyor. Yalçın Ertan, bu belirsizliğin doğrulama hizmetlerine erişimi zorlaştırdığını ve üreticiler için ilave maliyet yükü doğurduğunu vurguluyor. İhracatçıların rekabet gücünü koruması için bu teknik süreçlerin bir an önce netleştirilmesi ve uluslararası kabul süreçlerinin hızlandırılması hayati önem taşıyor.

Sektörel Beklentiler ve Gelecek Projeksiyonu

Türk demir çelik sektörü, küresel ticaretin karbon temelli yeniden şekillendiği bu dönemde, sadece çevresel bir uyum değil, stratejik bir rekabet mücadelesi veriyor. İhracatçılar, ilgili bakanlıklardan bu süreçte daha aktif destek bekliyor. Özellikle doğrulayıcı kuruluşların yetkilendirilmesi ve Türkiye’nin düşük karbonlu üretim verilerinin AB nezdinde doğru bir şekilde tescil edilmesi, sektörün sürdürülebilirliği için ilk adım olarak görülüyor.

Sonuç olarak, Avrupa pazarına güçlü entegrasyona sahip olan Türk çelik sektörü, üretim gerçekleriyle örtüşmeyen bu düzenlemelerin düzeltilmesini talep ediyor. Türkiye’nin düşük karbonlu üretim kapasitesinin doğru hesaplanması, sadece sektörün değil, aynı zamanda ülkenin ihracat performansının korunması adına da kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Sektörün bu yeni karbon düzenine ne kadar hızlı adapte olabileceği, önümüzdeki dönemde Avrupa pazarındaki payını belirleyen temel faktörlerden biri olacak.

Sosyal Medya

İçeriği paylaşarak Gorkeu News akışının daha fazla yatırımcı ve okuyucuya ulaşmasına katkı sağlayabilirsin.

Gorkeu News ile kripto ve makro piyasayı anlık takip et.

Telegram kanalına katılarak önemli haberleri, ani fiyat hareketlerini ve trade fırsatlarını gecikmesiz olarak alabilirsin.

Yorumlar 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!
Yorum Yaz
kullanıcısına yanıt veriyorsunuz

İlgili İçerikler