Türkiye tarım sektörünün önemli kalemlerinden biri olan fıstık ihracatında, 2025 yılının ilk çeyreğinde belirgin bir daralma kaydedildi. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından paylaşılan verilere göre, yılın ilk üç ayında gerçekleştirilen fıstık ihracatı 32 milyon 824 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde bu rakamın 57 milyon 604 bin dolar olduğu göz önüne alındığında, sektörde ciddi bir gelir kaybı yaşandığı görülüyor.
İhracat Pazarlarında Daralma ve Avrupa'nın Konumu
Yılın ilk çeyreğinde Türkiye'den toplam 61 ülkeye fıstık satışı gerçekleştirildi. İhracat hacmindeki düşüşle birlikte pazar çeşitliliğinde de bir daralma dikkat çekiyor. Verilere göre, Türk fıstığının en büyük alıcısı olma özelliğini koruyan Avrupa ülkeleri, bu dönemde de listenin başında yer aldı. İhracatın dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
- İtalya: 9 milyon 19 bin dolar
- Almanya: 6 milyon 24 bin dolar
- Polonya: 3 milyon 143 bin dolar
Avrupa pazarının ağırlığı devam etse de, genel toplamdaki düşüş, sektörün küresel rekabet ve üretim kapasitesi açısından yeni bir döneme girdiğini işaret ediyor.
Rekolte Beklentisi ve Gelecek Projeksiyonları
Sektör temsilcileri, ihracat rakamlarındaki bu gerilemeyi büyük oranda geçen yıl yaşanan olumsuz iklim koşullarına bağlıyor. Türkiye Fıstık Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Faruk Akbaş, özellikle zirai don ve kuraklığın üretim üzerinde yarattığı baskının, ihracat rakamlarına doğrudan yansıdığını ifade etti. Fıstığın sadece bir tarım ürünü değil, bölge ekonomisini besleyen geniş bir ekosistem olduğunu vurgulayan Akbaş, bu yıl için daha umutlu olduklarını belirtti.
Akbaş, "Bu yıl fıstıkta 'var' senesi. Yağışların seyrinin olumlu olması ve zirai bir felaket yaşanmaması durumunda rekoltenin yüksek olmasını bekliyoruz. Artan rekolte ile birlikte ihracat rakamlarımızın da yılın ilerleyen dönemlerinde yukarı yönlü bir ivme kazanacağını öngörüyoruz," değerlendirmesinde bulundu. Ayrıca, ihracat kapasitesini desteklemek amacıyla Şanlıurfa'da hayata geçirilmesi planlanan lisanslı depo gibi altyapı çalışmalarının, sektörün verimliliğini artırması hedefleniyor.
Sonuç olarak, fıstık sektörü iklimsel etkilerin yarattığı arz daralmasını geride bırakıp, yüksek rekolte beklentisiyle kayıpları telafi etmeye odaklanmış durumda. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve ihracat altyapısının güçlendirilmesi, Türkiye'nin bu alandaki küresel rekabet gücünü korumasında belirleyici olacak.