Türkiye, enerji arz güvenliğini sağlamlaştırmak ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından paylaşılan güncel veriler, güneş enerjisi alanında kaydedilen devasa büyümeyi gözler önüne seriyor. 2014 yılında yalnızca 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılı Ocak ayı sonu itibarıyla 641 katlık bir artışla 25 bin 827 megavata yükseldi.
Kurulu Güçte Güneşin Payı %20'yi Aştı
Güneş enerjisinin toplam enerji portföyündeki ağırlığı, geride kalan 12 yılda ciddi bir ivme kazandı. 2014 yılında toplam kurulu güç içinde binde 1 seviyesinde olan güneş enerjisinin payı, 2026 yılı itibarıyla yüzde 20,9’a ulaşarak toplam kurulu gücün yaklaşık 5’te birini oluşturur hale geldi. Bu değişim, yalnızca kurulu güç kapasitesinde değil, elektrik üretim rakamlarında da net bir şekilde izleniyor. 2014 yılında 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate çıkarak enerji arzına önemli bir katkı sağladı.
2035 Hedefi: 80 Milyar Dolarlık Yatırım
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelini en verimli şekilde kullanmaya devam edeceklerini belirtti. Bakan Bayraktar, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgârda toplam 120 bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedeflediklerini ifade ederek, bu süreçte yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçirilmesinin planlandığını duyurdu. YEKA yarışmaları ve öz tüketim odaklı kapasite tahsisleri gibi mekanizmalarla desteklenen bu büyüme stratejisi, Türkiye'nin enerji dönüşümündeki kararlılığını yansıtıyor.
Sürdürülebilir Enerji Dönüşümü
2025 yılını yenilenebilir enerji alanında rekorlarla kapatan Türkiye, 2026 yılı için de benzer bir büyüme beklentisi içinde. Bakan Bayraktar’ın "Güneşimiz parlamaya devam edecek" ifadesiyle vurguladığı vizyon, sadece kapasite artışını değil, aynı zamanda yerli ve temiz enerji kaynaklarının ekonomiye entegrasyonunu da kapsıyor. Türkiye'nin bu alandaki hızlı ilerleyişi, enerji bağımsızlığı yolunda atılan stratejik adımların meyvesi olarak değerlendiriliyor. Uzun vadeli hedeflerin gerçekleşmesiyle birlikte, Türkiye’nin küresel enerji piyasalarındaki konumunun daha da güçlenmesi bekleniyor.