Türkiye, dental sektöründeki teknolojik ilerlemeleri ve yetkin iş gücüyle küresel ölçekte bir cazibe merkezi haline geliyor. Diş Malzemeleri Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİŞSİAD) Başkanı Erkan Uçar, sektörün son yıllarda gösterdiği gelişimin yabancı yatırımcılar tarafından yakından takip edildiğini belirterek, önümüzdeki dönemde önemli bir sermaye girişi beklendiğini ifade etti.
10 yılda 200 milyon dolarlık yatırım beklentisi
Sektörün iç pazar hacminin 1 milyar dolara ulaştığını vurgulayan Uçar, gelecek 10 yıllık projeksiyonda 150-200 milyon dolar seviyesinde doğrudan yabancı yatırım öngördüklerini açıkladı. Yatırımların tesis kurulumu, firma satın almaları ve fon destekleri gibi farklı kanallardan geleceğine dikkat çeken Uçar, özellikle Güney Kore, Çin ve Avrupa merkezli fonların Türk dental pazarına yönelik somut görüşmeler yürüttüğünü belirtti. Yerli girişim sermayesi fonlarının da sektöre ilgisinin artması, ekosistemin finansal derinliğinin güçleneceğine işaret ediyor.
İstanbul, dental fuarların merkezi oluyor
Dental sektöründeki uluslararası ilginin fuar katılımlarına da yansıdığı görülüyor. IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuar ve Konferansı’na yönelik yabancı katılımcı oranındaki %33’lük artış, Türkiye’nin bölgesel bir merkez olma iddiasını destekliyor. Uçar, Dubai gibi geleneksel merkezlere alternatif olarak İstanbul’un öne çıktığını ve yabancı büyük ölçekli firmaların stratejik planlarını Türkiye üzerine kurmaya başladığını ifade etti. Bölgesel jeopolitik gelişmelere rağmen fuara olan ilginin azalmaması, sektörün ihracat potansiyelinin ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor.
İhracatta 1 milyar dolar hedefi
Sektörün ihracat hedefleri ise oldukça iddialı. Geçtiğimiz yılı 400 milyon dolar ihracatla kapatan dental sektörü, önümüzdeki 5 yıl içinde bu rakamı 1 milyar dolara taşımayı hedefliyor. Ancak bu büyüme sürecinde bazı yapısal zorluklar da dikkat çekiyor. Erkan Uçar, Ar-Ge süreçlerinde mühendislik noktasında bir sorun yaşanmadığını, fakat yüksek teknolojili CNC tezgahlarını kullanacak teknik operatör ihtiyacının karşılanması gerektiğini vurguladı.
Enflasyon ve kur makası arasındaki dengesizliğin üreticiler üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemde, sektör paydaşları istihdamı korumak adına tasarruf tedbirlerine odaklanmış durumda. Türkiye'nin sağlık turizmi alanındaki başarısı ve dental cihazlardaki yerlilik oranının artması, sektörün küresel rekabetteki elini güçlendirmeye devam ediyor. Yatırımcıların bu sektöre olan ilgisi, Türkiye'nin sadece bir hizmet merkezi değil, aynı zamanda yüksek katma değerli ürün üreticisi olma yolundaki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.