Küresel emtia piyasaları, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle zorlu bir süreçten geçiyor. Özellikle sanayi üretiminin temel girdilerinden biri olan alüminyum, arz zincirindeki bozulmalar ve lojistik aksamalar nedeniyle Londra Metal Borsası'nda (LME) dikkat çekici bir fiyat hareketliliği sergiledi. Veriler, alüminyumun ton başına fiyatının bir ay içerisinde yüzde 10,4 oranında artarak son iki yılın en hızlı aylık yükselişini kaydettiğini ortaya koyuyor.
Arz Endişeleri ve Bölgesel Riskler
Alüminyum piyasasındaki bu sert yükselişin temelinde, küresel üretimin önemli bir kısmının yoğunlaştığı Basra Körfezi bölgesindeki güvenlik riskleri yer alıyor. Küresel alüminyum arzının yaklaşık yüzde 10'unun karşılandığı bu bölgede, Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik belirsizlikler ve tesislerin güvenliğine yönelik endişeler fiyatları doğrudan yukarı yönlü tetikliyor. Özellikle BAE merkezli Emirates Global Aluminium'a (EGA) ait Et-Tavila tesisinin zarar görmesi ve bölgedeki diğer büyük üreticiler olan Qatalum ve Alba tesislerinde kapasite kısıntısına gidilmesi, küresel arz açığı beklentilerini güçlendiriyor.
Piyasada öne çıkan bazı kritik gelişmeler şu şekilde sıralanıyor:
- Et-Tavila Tesisi: 1,6 milyon ton kapasiteli tesisin uzun vadede devre dışı kalma riski, arz fazlasından ciddi bir arz açığına geçiş senaryosunu gündeme getiriyor.
- Kapasite Kısıntıları: Katar'daki Qatalum tesisi kapasitesini yüzde 60 seviyesine çekerken, Bahreyn'deki Alba tesisi hatlarını geçici olarak kapatma kararı aldı.
- Küresel Talep: Çin kaynaklı talebin canlılığını koruması, arz tarafındaki daralmayı dengelemekte zorlanıyor.
Fiyat Hareketleri ve Gelecek Projeksiyonu
Mart ayında 3 bin 467 dolar seviyelerine ulaşan alüminyum fiyatları, yılbaşına göre yüzde 15,7 oranında bir değer kazancı sergiledi. Geçtiğimiz ay 3 bin 546 dolar seviyesini test eden metal, Mart 2022'den bu yana görülen en yüksek fiyat seviyelerine ulaştı. Mozambik'teki Mozal izabe tesisinin bakıma alınması gibi Orta Doğu dışındaki arz kısıtlayıcı faktörler de fiyat üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.
Küresel sanayi üretimi üzerinde kritik bir role sahip olan alüminyumda yaşanan bu arz daralması, emtia piyasalarındaki enflasyonist baskıları yeniden gündeme getiriyor. Üretim tesislerinin ne zaman tam kapasiteye döneceği ve bölgedeki lojistik hatların ne kadar süreyle kesintili çalışacağı, önümüzdeki dönemde metal fiyatlarının yönünü belirleyecek en önemli değişkenler olmaya devam edecek. Yatırımcılar ve üreticiler için bu süreç, tedarik zinciri yönetimi ve maliyet planlaması açısından oldukça hassas bir dönemi işaret ediyor.